Duyuru Detayı

TÜRKİYE DENİZCİLİK ZİRVESİ İSTANBUL'DA YAPILDI


Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın öncülüğünde düzenlenen Türkiye Denizcilik Zirvesi, 1-3 Temmuz tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirildi. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın yıl dönümünde Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Adil Karaismailoğlu'nun katıldığı açılış oturumu ile başlayan organizasyonda 'Mavi Vatan'ın mevcut gücü ve potansiyeli, denizcilik ve lojistikteki geleceğe dönük yüksek büyüme potansiyeli vadeden alanlar ve sektörün bu büyümeden elde edeceği avantajlar ele alındı.

Denizcilik sektörünü bir araya getiren etkinlikte, yerli ve yabancı katılımcılar, çok sayıda oturum, yuvarlak masa toplantısı, atölyeler, ideathonlar, deneyimsel uygulamalar, zenginleştirilmiş içerik ve metodolojilerle karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuldu.


IMG_20210705_1414071.jpg

Zirve öncesinde Kabotaj Bayramı kutlamaları kapsamında Beşiktaş Meydanı'nda konuşan Bakanımız Karaismailoğlu, Türklerin yetiştirdiği en büyük denizcilerden olan, Akdeniz'in Türk gölü olmasını sağlayan, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk kaptan paşası ve Kaptan-ı Derya'sı Barbaros Hayrettin Paşa'nın huzurunda olmaktan gurur duyduğunu belirtti. Denizlerin fatihi olarak tanımlanan Barbaros Hayrettin Paşa'nın "denizlere hâkim olan cihana hâkim olur" sözünün günümüzde de doğruluğunu koruduğunu ifade eden Bakanımız, onun bu sözünden feyz alan Türklerin; boğazlarda, Karadeniz'de, Ege'de ve Akdeniz'de tam anlamıyla deniz kontrolü sağlayarak okyanuslara ulaşıp bir cihan imparatorluğu kurduğunu ve bu yolda yürümenin denizci atalarımıza ve milletimize karşı başlıca görevlerinden olduğunu belirtti.

​Bakanımız Adil Karaismailoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Kitack Lim'in açılış konuşmalarını yaptıkları zirvede, "Kovid-19 salgınının denizcilik sektörü üzerindeki etkisi", "Türkiye'nin denizcilikteki konumu" ve "sektör ticaretinin büyümesi için atılması gereken adımlar" masaya yatırıldı. Ayrıca zirvede, Kanal İstanbul Projesi'nin yanı sıra Mavi Vatan stratejisinin detaylarıyla tartışıldığı oturumlar düzenlendi ve dijitalleşmenin denizcilik sektörüne yansımaları ele alındı.

Oturumlar dışında birçok etkinlik ve atölyenin gerçekleştirildiği zirvede, Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlamaları kapsamında Sarıyer'den başlayan ve Beşiktaş sahilinde son bulan "Fener Alayı" geçişi yapıldı. Daha sonra Barbaros Hayrettin Paşa'nın Beşiktaş'taki türbesinde ve sahilde ışık gösterisi düzenlendi.

Zirvenin kapanışında konuşan Bakanımız Karaismailoğlu, Tersane İstanbul projesine ilişkin bilgiler vererek, Tersane İstanbul'un önümüzdeki yıl sonu itibarıyla etap etap hizmete gireceğini, bittiği zaman müzeleri, tiyatro ve sinema salonları, sosyal alanlarıyla İstanbul'a değer katacağına dikkat çekti.


-Türkiye'nin denizcilik vizyonuna değer katacak


Karaismailoğlu, "Zirve, Türkiye'nin denizcilik vizyonuna değer katacak. Fikirleri, görüşleri hepsini aldık, kaydettik. Onlar bize bir ödev, ders olarak önümüzde duracak. Önümüzdeki projelerimize mutlaka katkısı olacak. Tabii bunlarla bitmiyor. Ekim ayının başında 7. Ulaştırma Şurası'nı yapıyoruz. Orada ulaşımın tüm metotlarını uluslararası bir şurada tartışıp konuşacağız. Oraya da çok sıkı bir şekilde hazırlanıyoruz." ifadelerini kullandı. 

Denizcilik Zirvesi'nin de bundan sonra geleneksel hale geleceğini dile getiren Bakanımız, bu tür organizasyonlarla bilim adamları, uzmanlar, üniversiteler ve tüm paydaşlarla Türkiye'nin önünü açacak projeleri hep beraber tartışıp ortak akılla bu işleri yöneteceklerini bildirdi. 


-Çok sayıda mega proje gerçekleştirildi


Türkiye'de son yıllarda büyük projelerin gerçekleştirildiğine işaret eden Bakanımız Karaismailoğlu, 19 yıldır ulaşımda çok sayıda mega projenin hayata geçirildiğini söyledi. 

İlk etapta kara yolu yatırımlarına çok büyük ağırlık verildiğini, eksikliklerin tamamlandığını dile getiren Bakanımız, sonrasında havalimanı yatırımları sayesinde hava yolunun halkın yolu olduğunu vurguladı. Raylı sistemlerde önemli bir atılım yapıldığını ve bu yatırımları artırarak sürdüreceklerini vurguladı. Dünya ticaretinin yüzde 90'ının deniz yoluyla yapıldığını anımsatan Karaismailoğlu, Türkiye'nin bulunduğu merkezi konumu göz önüne alıp Kanal İstanbul'u hayata geçireceklerini, İstanbul Boğazı'nda oluşacak yoğunluğa Kanal İstanbul ile hazır olmaları gerektiğini vurguladı. 


-“Türkiye'nin dünya ticaretinde söz sahibi olması gerekiyor"


Karaismailoğlu, şu anda dünyada deniz yoluyla taşınan yük miktarının 12 milyar ton olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun 1,7 milyar tonu Karadeniz'de dolaşıyor. Ama 2030'da bunun iki katına çıkması, dünyada 25 milyar tona, Karadeniz havzasında 3,5 milyar tona çıkması bekleniyor. Burada bugün bile yaşadığımız çok ciddi sıkıntılar var. 2030'a hazırlıklı olmamız gerekiyor. Karadeniz'deki 3,5 milyar tonluk ticaret hareketine mutlaka İstanbul'dan yön vermemiz gerekiyor. 25 milyar tona ulaşacak dünya ticaret hareketliliğinde Türkiye'nin ve İstanbul'un söz sahibi olması gerekiyor. Onun için ciddi projelerle hazırlıklı olmamız gerekiyor."


-“Kanal İstanbul'un 12 yılda kendisini finanse edeceğini düşünüyoruz"


Kanal İstanbul'un ne zaman biteceğine ve finansmanına ilişkin olarak, bu yıl başlayıp 6 yıl içerisinde, bir yıl hazırlık 5 yıl da imalat olarak bitirmeyi hedeflediklerini belirten Bakanımız: “15 milyar dolar olarak söylediğimiz finansın genel bütçeye yük olmaması için alternatif gelir getirici işlerin planlamasını da bir taraftan yapıyoruz. Burada gemi geçişlerinden ciddi bir gelir sağlanacak. Başlıca ana gelir kalemi bu olacak. Bunun dışında burada, özellikle Karadeniz kıyısında, çok önemli liman yatırımları olacak, bu limanlardan da ciddi gelir gelecek" dedi.

Ayrıca Kanal İstanbul rezerv alanı içerisinde yapılacak gelir getirecek işlerin yat limanları olacağını, kendi ekosistemini üretecek bir Kanal İstanbul üretmeye çalıştıklarını, buradaki gelir getirici işlerle birlikte hem kendi yapım finansmanını karşılayacak hem de daha sonra ülkemize gelir getirici çok önemli bir yatırım olacağını vurgulayan Karaismailoğlu, Kanal İstanbul'un 12 yıl içerisinde kendisini finanse edecek ciddi bir toprak hareketi olacağını sözlerine ekledi.


-“Sazlıdere'den kaybolacak suyun çok daha fazlasını İstanbul'a kazandıracağız"


Su kaynaklarının korunmasına ilişkin yaptıkları bilimsel çalışmaları anlatan Karaismailoğlu, "Su kaynaklarıyla ilgili yaklaşık 30 sektörde 200'den fazla bilim adamıyla çalışmalar, fizibiliteler ve etütler yapıldı. Bu güzergah o çalışmalar sonunda tespit edildi. İşin uzmanları, bilim adamları çalıştı" şeklinde konuştu. 

Yapacakları üç yeni barajla Sazlıdere'den kaybedilecek su rezervinin çok daha fazlasını İstanbul'a kazandıracaklarını vurgulayan Karaismailoğlu, herhangi bir su eksikliği yaşanmayacağını anlattı. 

Kanal İstanbul'un, depremi tetikleyen bir yanı bulunmadığının altını çizen Bakanımız, projenin en başından beri konuyla ilişkili tüm sektörlerden uzmanların derinlemesine çalışmalar yaptığını, savunma ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi açısından da bir sorun oluşturmadığını vurguladı.