Duyuru Detayı



İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI 2. ULAŞTIRMA BAKANLARI KONFERANSI GERÇEKLEŞTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın video mesaj gönderdiği İslam İşbirliği Teşkilatı 2. Ulaştırma Bakanları Konferansı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu başkanlığında İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkeleri bakanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.

20261302islamişbirliğiiçfoto1.jpg

Coğrafi Avantajları Stratejik Bir Güce Dönüştürmek İçin Etkin, Güvenilir ve Bütünleşmiş Ulaştırma Ağlarına İhtiyaç Vardır

Coğrafi mesafelerin önemini yitirdiği fakat stratejik bağlantıların geçmişte hiç olmadığı kadar değer kazandığı bir süreçten geçildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle konuştu: "İslam İşbirliği Teşkilatının ulaştırma konulu ilk konferansı yaklaşık 40 sene önce gerçekleştirildi. Bu süreçte dünya ekonomisi, ticaret yolları, üretim merkezleri ve ulaştırma teknolojileri de köklü bir dönüşüme uğradı. Ulaştırma, malların ve insanların hareketliliğini sağlamanın ötesinde, kalkınmanın, rekabet gücünün ve bölgesel entegrasyonun temel unsurlarından biri haline geldi. Asya'dan Afrika'ya, Avrupa'dan Orta Doğu'ya uzanan İslam dünyası bu muazzam coğrafyada doğal koridorlara, dinamik ve genç bir nüfusa ve hızla büyüyen pazarlara hükmetmektedir. Ancak bu büyük potansiyeli tam anlamıyla hayata geçirebilmek ve coğrafi avantajları stratejik bir güce dönüştürmek için etkin, güvenilir ve bütünleşmiş ulaştırma ağlarına ihtiyaç vardır."

Küresel Ticaret Hatlarını Tahkim Ettik

Kara yolları, demir yolları, limanlar ve havalimanları arasında tesis edilecek güçlü bağlantıların yalnızca İslam ülkeleri arasındaki ticareti değil, sosyal ve kültürel etkileşimi de artıracağına inandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin son yıllarda ulaştırma alanında hayata geçirdiği büyük ölçekli projelerle bu anlayışı somutlaştırmaya çalıştıklarını; Marmaray, Avrasya Tüneli, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi projelerle küresel ticaret hatlarının tahkim edildiğini kaydetti.

Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Projesi'ne verdikleri destekle tarihi İpek Yolu'nu modern bir anlayışla yeniden canlandırdıklarını dile getiren Erdoğan, yatırımları yalnızca ulusal bir çerçevede değerlendirmediklerini vurguladı. Erdoğan, hedeflerinin İslam İşbirliği Teşkilatına üye ülkelerle entegrasyonu güçlendirmek, sınır aşan koridorları geliştirmek ve ortak projelerle katma değer üretmek olduğunu belirtti.

Konferans boyunca yürütülen yapıcı müzakereler neticesinde önemli adımlar atıldığını aktaran Erdoğan, üye ülkeler arasında ulaştırma hatlarını güçlendirecek bir yol haritasının oluşturulması, uluslararası platformlarda dayanışmanın artırılması ve Türkiye'nin dönem başkanlığında bir Ulaştırma Bağlantısallığı Strateji Belgesi hazırlanması yönünde önemli kararlar alındığını bildirdi. Alınan kararların etkin biçimde uygulanabilmesi için teknik toplantıların aksatılmaması ve takip mekanizmalarının titizlikle işletilmesinin önem taşıdığını ifade eden Erdoğan, ortaya konulan iradenin bu sürecin önünü açacağını kaydetti.

20261302islamişbirliğiiçfoto2.jpg

İslam İşbirliği Teşkilatı 2. Ulaştırma Bakanları Konferansında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Ulaştırma aynı zamanda insani dayanışmanın ve krizlere karşı topyekûn direncin de dayanaklarındandır" diyerek aradan geçen yaklaşık 40 yıl içinde dünya ekonomisinin, ticaret yollarının, üretim merkezlerinin ve ulaştırma teknolojilerinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini belirtti ve "Bu dönüşüm, ulaştırma alanında işbirliğini her zamankinden daha stratejik hale getirmiştir. İİT çatısı altında yürüttüğümüz bu iş birliği, üye ülkeler arasındaki dayanışmayı ve karşılıklı güveni güçlendiren önemli bir zemini ifade etmektedir." dedi.

Yolun yalnızca fiziki bir altyapı olmadığını vurgulayan Uraloğlu şunları kaydetti: "Yol demek, dünyayla bütünleşme demektir. Üretimin pazarlara erişmesi, ticaretin serbestçe akması ve toplumların birbirine daha güçlü bağlarla bağlanması demektir. Bu anlayış, son yirmi yılı aşkın sürede hayata geçirdiğimiz ulaştırma politikalarının temelini oluşturmuştur. Bu kapsamda Türkiye, sahip olduğu coğrafi konum, gelişmiş altyapısı ve çok modlu lojistik kapasitesiyle bugün küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline gelmiştir."

Bölgeler arası bağlantısallığı güçlendirmeyi hedefliyoruz

Uraloğlu, Türkiye'nin, ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi hedeflediklerini dile getirerek şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu yeni küresel tabloyu doğru okuyarak, ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi, tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirmeyi ve bölgeler arası bağlantısallığı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışla geliştirdiğimiz Orta Koridor, Asya ile Avrupa arasında en kısa, en güvenli, en öngörülebilir ve en ekonomik güzergahlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Kalkınma Yolu Projesi ise Basra Körfezi'nden başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan yeni bir doğu–batı ve kuzey–güney bağlantısı tesis etmeyi hedeflemektedir. Bu proje, Orta Doğu ile Avrupa arasında kesintisiz bir kara ve demir yolu hattı oluşturarak, ulaştırma sürelerini kısaltacak ve maliyetleri düşürecektir. Türkiye olarak, bu ve benzeri koridor girişimlerini rekabet yerine tamamlayıcılığı esas alan, bölgesel refahı, istikrarı ve ekonomik bütünleşmeyi artırmayı hedefleyen projeler olarak değerlendirmenin doğru olduğunu düşünüyoruz."

Ulaştırma Alanında İİT Çerçevesinde Yeni Adımlar

Uraloğlu, Asya ve Avrupa arasındaki koridorların yanı sıra Afrika kıtası ile de somut çalışmaların yürütüldüğünü belirterek, geçen yıl haziranda İstanbul'da düzenlenen Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu'nda 7 Afrika ülkesiyle işbirliği mutabakat zaptı imzaladıklarını ve ulaştırma koridorlarının etkinliğinin yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı tutulamayacağını söyledi. Uraloğlu, ulaştırma alanındaki işbirliklerinin öncelikle İİT bünyesinde daha yapılandırılmış ve sonuç odaklı bir zemine taşınması gerektiğini, kapasitelerin artırılması konusunda net olunmasını ve asıl ihtiyacın temenniden icraata, deklarasyondan etkiye geçiş olduğunu belirtti.

İİT Birinci Ulaştırma Bakanları Konferansı'nın 7–10 Eylül 1987'de İstanbul'da düzenlendiğini hatırlatan Uraloğlu, sonuç raporunda, İİT altında kara ulaştırmasına odaklanan bir uluslararası yapılanmaya duyulan ihtiyacın açıkça ortaya konulduğunu söyledi. Uraloğlu, küresel ulaştırma sisteminde kara taşımacılığının stratejik rolünün daha da belirginleştiğini, diğer ulaştırma modlarına kıyasla bu alandaki kurumsal işbirliği ihtiyacının çok daha güçlü şekilde hissedildiğini belirterek, "1987'de aldığımız karara dayanarak Türkiye'de İİT bünyesinde Kara Ulaştırma Merkezi adıyla bir uzmanlık kuruluşu oluşturulması dahil, Birleşmiş Milletler'e Türkiye tarafından sunulan söz konusu belge çerçevesinde kara ulaştırması alanında küresel bir yapılanmanın tesis edilmesi aşamasında gerekli tüm adımların 2. İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı Başkanı sıfatıyla Türkiye tarafından atılmasının kararlaştırılmasını, bununla birlikte gerekli belgelerin genel sekreterlik ile eşgüdüm içerisinde hazırlanarak 2028'de düzenlenecek 3. İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı'na sunulmasını öneriyorum." diye konuştu.


20261302islamişbirliğialtfoto1.jpg  
 
​​Büyült
20261302islamişbirliğialtfoto2.jpg  
 
​​Büyült
20261302islamişbirliğialtfoto3.jpg  
 
​​Büyült
20261302islamişbirliğialtfoto4.jpg  
 
​​Büyült