KIRIK TÜNELİ DAĞLARIN KALBİNE ATILAN MÜHENDİSLİK İMZASI OLACAK
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, Erzurum'a gelerek kuzey–güney koridorunda Doğu Karadeniz'i Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya bağlayan Kırık ve Dallıkavak tünellerinde incelemelerde bulundu, şantiye alanlarını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Erzurum-İspir-Rize Yolu'nda Mesafeler Kısalıyor
Bakan Uraloğlu, Erzurum–İspir–Rize Devlet Yolu'nun ülkenin en önemli ulaşım akslarından biri olduğuna vurgu yaparak, güzergah üzerinde bulunan Kırık Tüneli Projesi'nin 2018'de açılan Ovit Tüneli'nin devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde olduğunu söyledi. Tünelin tamamlanmasıyla mesafe ve seyahat süresinin kısalacağını, yolun standartlarının yükselerek trafik güvenliğinin artacağını ifade etti.
Kırık Tüneli'nin 7,1 kilometre uzunluğunda inşa edildiğini belirten Uraloğlu, proje kapsamında 8,7 kilometrelik bağlantı yolu, 3 adet köprü ve acil kaçış rampası inşa ettiklerini bildirerek, şunları kaydetti: "Erzurum'u İspir üzerinden Rize'ye bağlayan mevcut yolu, tünel ve viyadüklerin tamamlanmasıyla birlikte 49 kilometreden 15,8 kilometreye düşürecek, zamandan ciddi bir tasarruf sağlamış olacağız. Tünelin tamamlanmasıyla da 2.380 metre olan Gölyurt Dağı geçişini 346 metre azaltarak 2.034 metreye indireceğiz. Özellikle kış aylarında yaşanan problemleri ortadan kaldırmış olacağız. Mevcut güzergahın geçiş süresini 40 ile 60 dakika arasında azaltacağız. Erzurum-Rize arası mevcut yol toplamda 248 kilometre. Yolu tamamen bitirdiğimizde bu uzunluk 52 kilometre kısalarak 196 kilometreye düşecek. Yani Erzurum'dan Karadeniz'e en kısa bağlantıyı biz bu şekilde hayata geçirmiş olacağız."
"Dağların kalbine mühendislik imzası atan bir eser niteliği taşımaktadır"
Tünelde belirli bir aşamaya geldiklerini ifade eden Uraloğlu; bugüne kadar tünelde kazı ve destekleme çalışmalarının yaklaşık yüzde 90'ını yani yaklaşık 13 kilometrelik kesimini, beton nihai kaplamalarında da yüzde 78'ine denk gelen 11 kilometrelik bölümünü bitirerek tünelde ilerleme kaydettiklerini açıkladı. Projenin yalnızca iki şehri birbirine bağlayan bir ulaşım yatırımı değil, “dağların kalbine mühendislik imzası atan bir eser" niteliği taşıdığını vurguladı.
Uraloğlu, tünelin içinde Türkiye'de karşılaşılabilecek en zorlu ve en zayıf zemin koşullarıyla mücadele ettiklerini, bu nedenle çalışmaların coğrafyanın gereklilikleri ve mühendisliğin izin verdiği ölçüde sürdürüldüğünü ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu dağın içinde ülkemizde karşılaşılabilecek en zor ve en zayıf zemin yapılarından biriyle karşı karşıyayız. Bu nedenle coğrafyanın emrettiği ve mühendisliğin de müsaade ettiği imkanlar doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz."
“Kırık Tüneli'nde Güçlü Mühendislikle Zorlu Dağları Aşıyoruz"
Göçük risklerini bertaraf etmek için her bir santimi, sıradan bir tünel değil sanki yüzyıllardır ayakta duran bir tarihi eseri işler gibi olağanüstü dikkatle, büyük bir özen ve titizlikle ilerletiyoruz. Bu tüneldeki en büyük zorluklardan biri yoğun yeraltı suyu baskısıdır. Zeminde çok fazla miktarda su bulunmaktadır. Bu nedenle projede kuyular açarak suyu yeryüzüne çıkararak deşarj ediyoruz. Hedeflediğimiz bazı noktalarda bu zorlu zeminden kaynaklı gecikmeler yaşadık ama mesele hız değil, ülkemize onlarca yıl hizmet edecek bir eseri doğru şekilde çalışanlarımızın da can güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde yürütmeye gayret ediyoruz. Bu dağ güçlüdür, suyu yoğundur, zemini zorludur ama mühendisliğimiz de bir o kadar güçlüdür. Azmimiz, milletimize olan sorumluluğumuz hepsinden çok daha güçlüdür. Bu dev eseri en güvenli şekilde tamamlayacak, Erzurum'u Karadeniz'e bağlayan bu hattı milletimizin hizmetine sunacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın."
Türkiye'nin önemli ulaşım koridorlarını güçlendiriyoruz
Dallıkavak Tüneli çalışmalarındaki incelemelerinin ardından Erzurum'da devam eden projelerde gelinen son durumlar hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Uraloğlu, “3 bin 105 metre uzunluğundaki Dallıkkavak Tüneli'nde kazı işlerini bitirdik. Betonlarını yapıyoruz. Onu da önümüzdeki senenin ilk yarısında bitirerek hayata geçirmiş olacağız. Güzergâh devamında İkizdere tünelleri, Ovit Tüneli sonra İspir tünelleri, ardında Gölyurt Dağı'nı geçen Kırık Tüneli ve Erzurum'a yakın noktada Dallıkavak Tüneli var. Bütün bunları bitirdiğimizde yol yaklaşık 52 kilometre kısalarak 196 kilometreye inmiş olacak. Erzurum'u Karadeniz'e en kısa yolla bağlantısını sağlayarak yüksek standartlı bölünmüş yol tesis etmiş olacağız." dedi.
Erzurum'un önemli karayolu çalışmalarından biri olan Kop Dağı Tüneli çalışmaları hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Uraloğlu, Kırık Tüneli kadar zor olmasa da Kop Tüneli'nin de Türkiye'nin en zorlu tünellerinden biri olduğunu ve ciddi mesafe kat edilen projeyi önümüzdeki senenin sonunda bitirmeyi hedeflediklerini açıklayarak yetişmemesi halinde 2027 yılında hizmete açmış olacaklarını söyledi.
Vauk Dağı geçişinde devam eden, toplam iki tüpten oluşan Vauk Tüneli ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Uraloğlu, yaklaşık 7 kilometrelik alanda devam eden tünel çalışmalarının da bitirilmesiyle İpek Yolu güzergahındaki iki büyük şehrin birbirine doğrudan bağlanacağını ifade etti.